EURO

51.9200

DOLAR

43.9500

STERLİN

59.2300
+5°C Açık
ÜYE GİRİŞİ
Ayrıcalıklardan yararlanmak için giriş yapabilir veya üye olabilirsiniz.
Henüz üye değil misin? Üye Ol
KATEGORİLER
Hoşgeldiniz

Ayrıcalıklardan yararlanmak için giriş yapabilir veya üye olabilirsiniz.

GİRİŞ YAP ÜYE OL
Ad

Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin Milli Parklar Kanunu Teklifine İlişkin Görüş Raporu

Burcu Turgut

Köşe Yazarı 28/02/2026

 

TBMM’de halihazırda görüşülmekte olan “Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” ile 2873 sayılı Milli Parklar kanununun yanı sıra, 2872 sayılı Çevre Kanunu ve 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanununda değişiklik yapılmaktadır.

Anayasa hükümleri ve uluslararası sözleşmelerle çelişen Kanun Teklifi ile korunması gereken Milli Parklar işletme alanına dönüştürülmek istenmektedir.

Anayasa’nın 63, 168 ve 169. maddeleri, devlet ormanları, tabiat varlıkları ve korunan alanların devletçe korunmasını, yönetilmesini ve işletilmesini zorunlu kılmaktadır. Anayasamıza göre doğal varlıklar kamu mülkiyetindedir ve kamu yararı dışında kullanılamaz.

Anayasanın 56/2. maddesinde “Herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir.” ibaresi ile hem sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına vurgu yapılmakta, hem de kamu kurumlarına ve vatandaşlara çevrenin korunması konusunda görev verilmektedir.

2872 sayılı Çevre Kanunu’nun Amaç başlıklı birinci maddesi “Bu Kanunun amacı, bütün canlıların ortak varlığı olan çevrenin, sürdürülebilir çevre ve sürdürülebilir kalkınma ilkeleri doğrultusunda korunmasını sağlamaktır.” şeklindedir. Kanunun amacında “sürdürülebilir çevre” kavramına atıfta bulunularak, insan faaliyetlerinin çevre üzerindeki olumsuz etkilerinin en alt seviyeye indirilerek, doğal kaynakların ve ekosistemlerin korunarak ve geliştirilerek hem bugünün hem de gelecek nesillerin faydalanabileceği şekilde yönetilmesi görevi verilmektedir.

Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri ile çevrenin korunması ve iklim krizine karşı önlem alınması, mücadele edilmesi ve iklim değişikliğine uyum sağlanması amaçlanmaktadır. Bu hedefler arasında; “Amaç 13: İklim Eylemi ve Amaç 15: Karasal Yaşam” yer almaktadır.

Amaç 13: İklim Eylemi” hedefi, Ormanlar başta olmak üzere karbon yutak alanlarının korunmasını içerirken, “Amaç 15: Karasal Yaşam” hedefi de; karasal ekosistemlerinin korunması, iyileştirilmesi ve sürdürülebilir kullanımının desteklenmesi, sürdürülebilir orman yönetiminin sağlanması, çölleşme ile mücadele edilmesi, arazi bozunumunun durdurulması ve biyolojik çeşitlilik kaybının engellenmesi hedeflerini içermektedir.

Türkiye, 2024 yılında Bakü’de yapılan Birleşmiş Milletler 29. İklim Değişikliği Taraflar Konferansında; 2053 yılına yönelik “Net Sıfır Emisyon” hedefini uluslararası kamuoyuna açıklamıştır. Ayrıca, Muğla Büyükşehir Belediyesi 2021 yılında imzaladığı “İklim ve Enerji için Belediye Başkanları Küresel Sözleşmesi”ni 2025 yılında güncelleyerek ülkemizin ulusal emisyon hedefi ile uyumlu olacak şekilde “Muğla'nın 2050 yılında Karbon Nötr” bir şehir olacağını taahhüt etmiştir.

7552 sayılı İklim Kanunu’nun “Sera gazı emisyonlarının azaltım faaliyetleri” başlıklı 5. Maddesinde; “Net sıfır emisyon hedefinin sağlanmasına yönelik emisyonların dengelenmesi için orman, tarım, mera ve sulak alanlarda karbon yutağı kayıplarını engellemek üzere ilgili kurum ve kuruluşlarca tedbirler alınır, yutak alanların ve korunan alanların korunarak artırılması sağlanır.” hükmü bulunmaktadır. Ormanlar, Milli Parklar ve Korunan Alanlar önemli karbon yutak alanlarıdır.

Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) 2022 yılı sonu verileri kullanılarak yapılan analizlere göre ise; Muğla ili sınırları içinde tanımlanan “İhale, Arama ve İşletme Ruhsat Alanlarının” toplamı, Muğla ili yüzölçümünün % 68’ini kapsamaktadır. Bu verilere göre Muğla sınırları içinde toplam 946 adet Arama ve İşletme Ruhsatı ile 1955 adet İhale edilecek saha bulunmaktadır. TEMA tarafından 2021 yılında yayınlanan “Muğla ve Çevresinde Madencilik” raporuna göre ise Muğla Ormanlarının % 65’i madenler için ruhsatlandırılmıştır.


 

Marmaris ve Saklıkent Milli Parkları

Ülkemizde toplam büyüklüğü 3.769.916 Ha olan 1.760 adet Korunan Alan bulunmaktadır. Bu alanlardan 2 adet Milli Park ile 13 adet Tabiat Parkı ve Tabiatı Koruma Alanı Muğla ili sınırlarında yer almaktadır.

29.206 hektar büyüklüğe sahip olan Marmaris Milli Parkı, 30.01.1996 tarihli Resmî Gazete’ de yayınlanan Bakanlar Kurulu Kararı ile ilan edilmiştir.

06.06.1996 tarihinde Bakanlar Kurulu kararı ile ilan edilen Saklıkent Milli Parkı ise Antalya ve Muğla İl sınırları içinde yer almakta olup, yüzölçümü 1.643 Ha’dır.

 

Marmaris Milli Parkı, 1996 yılında Bakanlar Kurulu kararı ile ilan edilmiş olup; Kumlubük’ten Ekincik koyuna kadar uzanan 29.206,01 ha alanı kapsamaktadır.

Şekil-1. Marmaris Milli Parkı, 1996 yılında Bakanlar Kurulu kararı ile ilan edilmiş olup; Kumlubük’ten Ekincik koyuna kadar uzanan 29.206,01 ha alanı kapsamaktadır.

Marmaris Milli Park alanı içerisinde gerçekleştirilen biyoçeşitlilik çalışmalarında, 64’ü endemik olmak üzere 724 bitki taksonu tespit edilmiştir. Bu taksonlardan 14 tanesi açık tohumlu bitkiler grubunda, 710 tanesi ise kapalı tohumlu bitki grubundandır. Endemik türlerin 43 tanesi “CR” (kritik derecede tehlike altında), 17 tanesi “LC” (Düşük risk), 2 tanesi “EN” (Tehlikede) ve 2 tanesi “VU” (Hassas, tehlike altına girebilir, zarar görebilir) kategorisindedir.

Milli Park; hem deniz hem de orman alanlarına sahip olduğundan, korunması ve yönetilmesi deniz ve karasal biyoçeşitlilik için oldukça önemlidir. Akdeniz ikliminin karakteristik türlerinden kızılçam ve bölgeye özgü günlük ağacının doğal yayılış gösterdiği Milli Parkta, maki gibi türler de belirgin bir şekilde varlık göstermektedir. Yöresel endemik bir tür olan sığla ağacı kıyı alanlarında yayılmıştır. Ayrıca meşe, yabani zeytin, kocayemiş, tesbih, sumak, keçiboynuzu, menengiç, zakkum ve defne gibi ağaççık formlu Akdeniz bitkileri de milli parkta geniş bir yayılım gösterirler.

Milli Park alanında; 112 kuş, 213 böcek, 35 balık, 21 memeli, 29 sürüngen ve 7 amfibi türünün yaşadığı belirlenmiştir. Bu türlerden başlıcaları: yaban domuzu, yaban keçisi, çakal, tilki, karakulak, porsuk, fare, ayı, yılan türleri, kirpi, oklu kirpi, kertenkeleler, atmaca, güvercin, şahin, kartal, kerkenez, ada doğanı, karatavuk, kınalı keklik, gümüş martı, ardıç kuşu, ada martısı, karabaş martı, çıvgın, kızıl gerdan, serçe, baştankara, ispinoz, saka, kara kızılkuyruktur.

Muğla’da korunması gereken en önemli alanlardan biri olan Marmaris Milli Parkının önemli bir bölümü İhalelik Saha olarak madencilik faaliyetlerine ruhsatlı durumdadır. MAPEG 2022 yılı verilerine göre Milli Park alanının yaklaşık yarısı (14.500 ha) “İhale Ruhsat Alanı” olarak belirtilmektedir (Şekil-2). Diğer taraftan, Marmaris Milli Park Alanının yaklaşık %12’si 2021 yılında yaşanan Büyük Marmaris Yangınlarından zarar görmüştür.


 Marmaris Milli Parkında bulunan MAPEG İhale Ruhsat Alanları

Saklıkent Milli Parkının alt rakımlarında maki ve kızılçam toplulukları bulunurken daha yukarılarda karaçam ve sedir toplulukları görülmektedir. Saklıkent Milli Parkı barındırdığı doğal kaynak değerleri ile kesin korunacak hassas alan ilan edilmiş olup, ana kaynak değerini, adını aldığı Saklıkent Kanyonu oluşturmaktadır.

MAPEG verilerine göre Saklıkent Milli Parkının kuzey bölümünde de, Milli Parkın yaklaşık % 5’i büyüklüğünde 77.3 ha “İhale Ruhsat Alanı” bulunmaktadır.

Saklıkent Milli Parkında bulunan MAPEG İhale Ruhsat Alanı

Birleşmiş Milletler kuruluşları ve akademik çevreler tarafından yapılan çalışmalarda, Muğla'nın yer aldığı Akdeniz havzasının küresel iklim değişikliğine karşı en hassas ve kırılgan bölgelerden birisi olduğu belirtilmektedir. Akdeniz havzasında ve Muğla’da beklenen iklim değişikliğiyle ilişkili riskler arasında sıcak hava dalgaları, orman yangınları, seller, deniz seviyesinin yükselmesi, kuraklık, su kıtlığı, tarımsal üretim ve ekosistem kaybı yer almaktadır. Bu nedenle, Muğla’nın ve ülkemizin orman varlığının korunması gerekmektedir.

Muğla Büyükşehir Belediyesi "İklim ve Enerji için Belediye Başkanları Küresel Sözleşmesi" ile Muğla'nın 2050 yılında Karbon Nötr bir şehir olacağını ve iklim değişikliğine uyum kapasitesini güçlendireceğini taahhüt etmiştir. Muğla’nın 2050 karbon nötr hedefi için en önemli karbon yutak alanları arasında olan Marmaris Milli Parkı mutlak korunması gereken alanlar arasındadır.

Sonuç olarak yapılan yasal düzenleme ile:

Milli parklarda turistik tesislerde 49 yıl (başarılı olmaları halinde: 99 yıla kadar) özel şirketlere işletme izni verilmesi; milli parkların uzun süreli ticari işletmelere dönüşmesine ve ekosistemin parçalanarak bozulmasına neden olacaktır. Katılımcı yaklaşımdan uzak bir şekilde Yerel Yönetimlerin, bilim insanlarının, meslek odalarının ve ilgili STK’ların görüşleri alınmadan hazırlanan kanun teklifi TBMM Genel Kurulundan geri çekilerek, çok katmanlı bir yönetişimle gözden geçirilmelidir.

İlgili tarafları dışarıda bırakarak ben yaptım oldu mantığıyla yapılan yasal düzenleme ile kaybedilme riski bulunan karbon yutak alanları, BM İklim Değişikliği Taraflar Konferansına (COP31) ev sahipliği yapacak olan Türkiye’nin uluslararası imajına da büyük zarar verecektir.

Milli parklar; ağacıyla, suyu ve toprağıyla, yaban hayatıyla, kültürel mirasıyla gelecek kuşaklara devredilmesi gereken ortak yaşam alanlarımızdır. TBMM’de görüşülen teklif bu nedenle yalnızca bugünün değil, gelecek kuşakların yaşam hakkı açısından da ciddi bir tehdit oluşturmaktadır.

Muğla Büyükşehir Belediyesi olarak, Muğla’nın doğal ve kültürel varlıklarını koruma sorumluluğumuzu kararlılıkla sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.