EURO
51.0300DOLAR
43.9700STERLİN
58.6400
Burcu Turgut
Köşe Yazarı 04/03/2026İYİ Parti Muğla İl Kadın ve Aile Politikalarından Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Gülgün Çolakoğlu, 4 Mart Cinsel İstismarla Mücadele Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, cinsel istismarın yalnızca bireysel bir suç değil, aynı zamanda ağır bir insan hakları ihlali olduğunu vurguladı.
Çolakoğlu, 4 Mart’ın yalnızca bir farkındalık günü değil, devletin ve toplumun en temel sorumluluğunu hatırlama günü olduğunu belirterek, cinsel istismarın yaşı, cinsiyeti, engel durumu ya da sosyal konumu ne olursa olsun herkesi hedef alabilen ciddi bir suç olduğunu ifade etti. Kadınlar ve çocukların ise bu suç karşısında çok daha savunmasız durumda bulunduğunu söyledi.
Türkiye’de son yıllarda kamuoyuna yansıyan olayların sorunun münferit olmadığını açıkça gösterdiğini belirten Çolakoğlu, eğitim kurumlarından bakım ve barınma merkezlerine, aile içinden kamusal alanlara kadar birçok yerde istismar vakalarının yaşandığını ifade etti.
Denetim eksikliği, koruyucu mekanizmaların yetersizliği ve caydırıcılık sorununa dikkat çeken Çolakoğlu, kadınlara yönelik cinsel saldırılar, çocuklara yönelik istismar vakaları, engelli bireylerin bakım süreçlerinde maruz kaldığı kötü muamele iddiaları ve yaşlı bakım evlerinde yaşanan ihmal ve istismar örneklerinin toplumda güven duygusunu zedelediğini söyledi.
Resmî verilere de değinen Çolakoğlu, sorunun boyutunun rakamlara da yansıdığını ifade ederek şu bilgileri paylaştı:
2024 yılında günde ortalama 18 dava mahkemeye taşındı
Yıl içinde toplam 18 bin 884 dosya görüldü
Türk Ceza Kanunu’nun 103. maddesi kapsamındaki dosyalar son 11 yılda %84 arttı
TÜİK verilerine göre son 10 yılda 250 binden fazla çocuk cinsel istismara maruz kaldı
Çolakoğlu, bu rakamların yalnızca kayıtlara geçen vakaları gösterdiğini, özellikle aile içi istismar ve korku, baskı ya da tehdit nedeniyle bildirilmeyen birçok vakanın bulunduğunu ifade etti.
İYİ Parti olarak cinsel istismarla mücadelenin yalnızca cezai yaptırımlarla sınırlı kalmaması gerektiğini vurgulayan Çolakoğlu, önleyici ve koruyucu politikaların güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Ulusal ölçekte şeffaf ve denetlenebilir bir mücadele stratejisi oluşturulması gerektiğini belirten Çolakoğlu, çocuklar, kadınlar, engelliler ve yaşlılar için özel koruma programlarının geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.
Okullarda, bakım kurumlarında ve sosyal hizmet birimlerinde yeterli sayıda psikolojik danışman ve sosyal hizmet uzmanı görevlendirilmesi gerektiğini dile getiren Çolakoğlu, çocuk izlem merkezlerinin güçlendirilmesi ve bakım kurumlarının bağımsız denetimlere tabi tutulmasının önemine dikkat çekti.
Cinsel suçlarda uzmanlaşmış mahkemelerin yaygınlaştırılması, yargı süreçlerinin hızlandırılması ve caydırıcılığın tavizsiz uygulanması gerektiğini belirten Çolakoğlu, mağdurlara ücretsiz psikolojik ve hukuki destek sağlanmasının önemini vurguladı.
Çolakoğlu açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Çünkü mesele yalnızca suç işlendikten sonra cezalandırmak değil; suçu mümkün kılan boşlukları ortadan kaldırmaktır. Devletin en temel görevi kendini koruyamayanı korumaktır. Bu görev ertelenemez, görmezden gelinemez ve siyasi hesaplara kurban edilemez. Rakamların bu kadar büyüdüğü bir ülkede ‘münferit’ savunması yapılamaz.”
