EURO
51.1300DOLAR
44.4700STERLİN
58.9100
Burcu Turgut
Köşe Yazarı 30/03/2026CHP Yüksek Disiplin Kurulu Üyesi Av. Remzi Kazmaz, son günlerde Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ı hedef alan yayınlara ilişkin açıklama yaptı. Kazmaz, “Basın özgürlüğü, gerçek dışı ve yönlendirilmiş yayınlarla itibar zedeleme aracı olamaz” dedi.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yüksek Disiplin Kurulu Üyesi Av. Remzi Kazmaz, son günlerde “Muğla’yı kim yönetiyor?” başlığıyla kamuoyuna yansıyan ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras ile belediye yönetimini hedef alan açıklamalara tepki gösterdi.
Kazmaz, yaptığı yazılı açıklamada, söz konusu yayınların olayları çarpıttığını ve eksik bilgilerle kamuoyunda algı oluşturulmaya çalışıldığını ifade etti.
Ahmet Aras’ın halkın oylarıyla seçilmiş bir yerel yönetici olduğunu vurgulayan Kazmaz, belediyenin tüm faaliyetlerinin hukukun ve kamuoyunun denetimine açık olduğunu belirtti. Kazmaz, eleştirinin demokratik bir hak olduğunu ancak bunun karalama ve algı operasyonuna dönüşmemesi gerektiğini söyledi.
CHP olarak basın özgürlüğünü demokrasinin temel unsurlarından biri olarak gördüklerini dile getiren Kazmaz, şu değerlendirmede bulundu:
“Basın özgürlüğü; bir kişiyi, kurumu ya da belediyeyi gerçek dışı ve maksatlı yayınlarla töhmet altında bırakma özgürlüğü değildir. Özgürlük vardır ancak sorumluluktan bağımsız değildir.”
Kazmaz, ifade özgürlüğü kadar kişilik haklarının korunmasının da hukuk devleti açısından temel bir ilke olduğunu hatırlattı.
Açıklamada, son dönemde kullanılan dilin doğrudan hedef gösterici olduğu belirtilerek, münferit iddialar üzerinden tüm belediye yönetiminin yıpratılmasının kabul edilemez olduğu vurgulandı.
Kazmaz, “Çamur at, izi kalsın anlayışı gazetecilik değildir. Eksik bilgiyle itibar aşındırmak kamu yararına hizmet etmez” ifadelerini kullandı.
Muğla’da sosyal belediyecilik anlayışıyla çalışmaların sürdüğünü belirten Kazmaz, eleştirilere açık olduklarını ancak siyasi amaçlı ve gerçek dışı iddialara karşı sessiz kalmayacaklarını ifade etti.
Kazmaz, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Muğla hepimizindir. Basın özgürlüğünün de, hukuk devletinin de, Muğla halkının iradesinin de yanındayız.”
