
Burcu Turgut
Köşe Yazarı 23/10/2026Muğla Güçbirliği Derneği Başkanı Serdar Kayhan, kadın cinayetlerine ilişkin yaptığı açıklamada, kadına yönelik şiddetin hiçbir gerekçeyle meşrulaştırılamayacağını vurguladı. Yetkilileri koruyucu tedbirleri etkin biçimde uygulamaya çağıran Kayhan, “Artık yalnızca başsağlığı mesajları duymak istemiyoruz. Kadınların hayatta kalmasını sağlayan somut sonuçlar görmek istiyoruz” dedi.
Muğla Güçbirliği Derneği, kadın cinayetlerine ve kadına yönelik şiddete karşı yazılı bir basın açıklaması yayımladı. Dernek Başkanı Serdar Kayhan imzasıyla yapılan açıklamada, kadınların kendi yaşamları hakkında verdikleri kararlar nedeniyle şiddete maruz kalmasının kabul edilemez olduğu belirtildi.
Bir kadının ilişkiyi reddettiği, ayrılmak istediği ya da kendi hayatına ilişkin karar verdiği için öldürülmesinin toplumsal bir sorun olduğuna dikkat çekilen açıklamada, “Bu vahşeti açıklayacak bir aşk, hafifletecek bir kıskançlık, mazur gösterecek bir öfke yoktur. Hiçbir erkek bir kadının sahibi değildir” ifadelerine yer verildi.
Kadına yönelik şiddetle mücadelede yalnızca açıklama ve taziye mesajlarının yeterli olmadığını vurgulayan Kayhan, tehdit altında bulunan kadınların korunması için somut adımlar atılması gerektiğini belirtti.
Kayhan, “Bir kadın ‘Tehdit ediliyorum’ dediğinde duyulmalıdır. ‘Korkuyorum’ dediğinde korunmalıdır. ‘Hayatım tehlikede’ dediğinde harekete geçilmelidir. Yardım isteyen bir insanın sesinin duyulması için öldürülmesi beklenemez” dedi.
Yetkili kurumlara da çağrıda bulunan Kayhan, şiddet başvurularına gecikmeden müdahale edilmesini, koruma kararlarının etkin uygulanmasını ve olası ihmallerin titizlikle soruşturulmasını istedi.
Açıklamada, kadın cinayetlerinin kamuoyuna aktarılma biçimi de eleştirildi. Cinayetlerin aşk, kıskançlık ya da sahiplenme gibi kavramlarla ilişkilendirilmesinin şiddeti normalleştirebileceğine dikkat çekildi.
Kadınların kıyafetlerinin, yaşam tarzlarının ve kişisel tercihlerinin sorgulanarak faillerin sorumluluğunun gölgelenmemesi gerektiği vurgulandı.
Erkeklerin de şiddetle mücadelede sorumluluk üstlenmesi gerektiğini belirten Kayhan, reddedilmeyi kabul etmenin, ayrılığa saygı göstermenin ve kadınların kararlarını tanımanın zorunluluk olduğunu ifade etti.
Kadınların yaşam hakkının korunmasının toplumsal ve kurumsal bir sorumluluk olduğuna işaret eden Kayhan, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Muğla’dan bütün Türkiye’ye çağrımızdır: Kadınların güvenliğini tesadüfe, özgürlüğünü başkasının onayına, yaşamını bir saldırganın insafına bırakamayız. Bir sonraki kadının adını öğrenmek istemiyoruz. Yaşadığını, güvende olduğunu, kendi hayatını özgürce kurabildiğini bilmek istiyoruz.”
Kayhan, kadın cinayetlerinde hayatını kaybedenleri saygıyla andıklarını belirterek, “Yaşam hakkı için daha kaç kez başsağlığı dileyeceğiz?” sorusuyla şiddete karşı etkili önlemler alınması çağrısını yineledi.
